29 EKİM 1914 OSMANLI DONANMASININ SİVASTOPOL BASKINI
Osmanlı Deniz Harp Tarihi kitabından OCR aracılığıyla alınmıştır. Eski Türkçe ve İmla hataları düzeltilmemiştir.
ANASAYFA
Osmanlı donanması 27 Ekim 1914 günü keşif ve muhabere eğitimi yapmak üzere Amiral Souchon'un emrinde Karadenize çıktı. Bu donanma ,Osmanlı donanmasının harekatını izlemek üzere boğaz ağzında daimi şekilde bekletilmekte olan Rus ticaret gemileriyle karşılaştı. Bu suretle Osmanlı Donanmasının denize çıktığı Rus Donanma komutanlığına bildirilmiş oldu.
Goeben ve Breslau savaş gemileri Istanbul limanında

Alman yazarları gemi komutanı danışmanlarını gemilerin Alman komutanları olarak göstermişlerdi. Gerçekte ise ,Yavuz ve Midilli gemileri komutanları dışında bulunan gemilerdeki Almanların vazifeleri gemi komutanlarına danışmanlık etmekten başka değildi.Savaş gemilerine hareketten önce, Karadenize çıktıktan sonra açılmak üzere Bahriye Nazırı Ahmet Cemal tarafından birer kapalı zarf verilmişti. Bu zarfın içindeki emirde şunlar yazılı bulunuyordu :

"Padişah Donanması birinci komutanlığına atanan Amiral Souchon cenapları tarafından, donanmanın denizde bulunduğu sırada, verilecek her emir harfi harfine yapılacak ve bu konuda kesinlikle tereddüt gös terilmiyecektir. Bu emirlerin her cins durum karşısında yapılmasını rica ederim".

Amiral Souchon 27 Ekim 1914 günü donanmayı eğitim amaciyle Karadenize çıkardığını Bahriye Nezaretine bildirmişti. Lâkin eğitim yapacağı yerde donanmayı boğaz dolaylarındaki Sarıkaya mevkiine demirletecek ve saat 15.45 de komutan gemisinde bir gemi komutanları toplantısı yapacaktı. Bu toplantıda komutanlara aşağıdaki harekât emri dağıtılıyor ve harekatın nasıl yapılacağı anlatılıyordu.

Donanmadaki gemiler ve komutanları
Donanma Komutanı Amiral Souchon
Kurmay Başkanı Yarbay Enver (Sonra Albay Sıtkı)
Kurmay Başkanı Binbaşı Wilhelm Busse
Donanma ikinci komutanı Komodor Arif
Kurmay Başkanı Binbaşı Von Armin
Yavuz muharebe kruvazörü komutanı Albay Ackermann
:Midilli kruvazörü komutanı Yarbay Kettner
Turgutreis zırhlısı komutanı Binbaşı Ali Rıza
Alman danışmanı Önyzb. Rosentreter
Barbaros zırhlı komutanı Binbaşı Muzaffer
Alman danışmanı Binbaşı Von Armin
Hamidiye kruvazörü komutanı Binbaşı Vasıf
Alman danışma Binbaşı Von Koouvitz
Berkisatvet torpido kruvazörü Binbaşı Reşit Hasab
Alman danışmanı Yzb. Von Mellenthin
Peykişevket torpido kruvazörü komutanı Binbaşı İbrahim Cevat
Alman danışmanı Yzb. Bieler
Filotilla Komodoru  
Alman danışmanı Binbaşı Madling
Muavenetimillİye muhribi Binbaşı Ahmet Saffet
Alman danışmanı Önyzb. Firle
Gayretivataniye muhribi Önyzb. Cemil
Alman danışmanı Yok
Taşoz muhribi komutanı Yok Önyzb. Tevfik Halit
Alman danışmanı Yzb. Cann
Samsun muhribi komutanı Yzb. Nezir Abdullah
Alman danışmanı yok
Nilüfer mayın dökücü Yzb. Murat
Alman danışmanı Yzb. Murat
Samsun mayın dökücü yok
Alman danışmanı Önyzb. Harmann.

Düşman hakkında bilgi : Rus Karadeniz Donanmasının bir baskın yapmak niyetinde olduğu alınan çeşitli haberlerden anlaşılmıştır.Amaç : Rusya'ya karşı şiddetli bir hasmane hareket açılacaktır. Bu harekât sırasında birinci derecede Rus savaş kuvvetleri imha edilecektir. İkinci derecede, savaşın icrası için önemli olan, Rus beylik ve şirket mallan ile savaş amacı için kullanılacak gaz gemileri tahrip ya da zaptedilecek tir. Tarafsız gemiler istisna edilecektir.

Harekâtın yapılışı : Taarruz hareketi baskınvari yapılacak ve mümkün olduğu kadar çeşitli limanlara aynı anda taarruz edilecektir. Sancak gemisi, mayıngemisi (Nilüfer) ve 2 torpidobot Sivastopal'a Midilli ile Berkikisatvet Keçiboğazı ve Novresiskiye, Hamidiye kruvazörü Kırım'ın Güney kıyılarına, 2 torpidobotla Samsun mayın dökücü gemisi Odessa ve Oçakof a; Peykişevket gemisi de Varna-Sivastopol kablosunu kesmeye gidecektir. Birinci Gün Taarruza ayrılan gemiler, kömürlerini tamamen doldurdukları halde boğazdan çıkacaklardır. Çıkışa birleşik eğitim neden gösterilecektir. İkinci Gün Seyir iktisadî süratle yapılacak; torpidobotlar mümkün olduğu halde yedeğe alınacaktır. Üçüncü Gün Emrolunan mevkilere sabahleyin ortalık ağarırken taarruz edilecektir. Taarruzdan sonra kruvazörler, kruvazör savaşı yapacaklardır. Torpidobotlarla mayın gemileri Ìstanbul'a döneceklerdir.

İstanbul Boğazının Muhasarası. Turgutreis ve Barbaros zırhlıları ve Burakreis gambotu ve 2 torpidobot, mayın dökülmesine karşı İstanbul Boğazını muhafaza ve taarruzdan dönecek gemilerimizi karşılamak üzere İstanbul Boğazında kalacaklardır. Hafif düşman gemileri boğazdan uzak tutulacak, faik kuvvetler de oyalanmak suretiyle torpidobotların taarruzuna imkân hazırlanacaktır. Bu kuvvetler genel karargâhtaki Alman danışmanı emekli deniz Albayı Von Kühluvetter'in emrine göre hareket edeceklerdir. Telsiz Muhaberesi : Anadolu fenerinden 15 mil uzakta hiç bir gemi telsiz vermiyecektir. Ancak sancak gemisi tarafından çağrıldığı ya da düşman donanması emniyetle görüldüğü zaman rapor vermek üzere telsiz kullanılacaktır. Herhangi bir çağırmaya komutan gemisi cevap vermezse bu takdirde rapor birbiri peşine üç kez havaya verilecektir. Baskına takaddüm eden saatlerde Rusların Sivastopol'de 5 zırhlı, 2 kruvazör, 4 muhrip ve 15 kadar torpidobotları, Odessa'da 2 gambot ve 2 mayın gemileri vardı. Pirut adlı mayın gemisi yapmış olduğu görevden Sivastopo'la geri gelmekteydi. Batum, Poti, Sivastopol, Odessa, Nikolayef üsleri Önlerine mayın maniaları yapılmıştı. Bundan başka bir muhrip filotillası Sivastopol önünde karakol yapmak görevi almış olup görecekleri Türk gemilerine düşman muamelesi yapmak ve Pirut mayın gemisinin avdetini desteklemek üzere de emir almış bulunuyordu. En önemli olay Sivastopol'da oldu. Bombardıman sırasında şehirde önemli bîr hasar olmamıştı. Yavuzun, harekâttan bir gün önce, denizde görülmüş olması Rusları alarm etmiş ve mukabil harekete hazırlanmak konusunda onlara fırsat hazırlamıştı. Ancak bombardımandan sonra Yavuzla düşman filotillası ve Pirut mayın gemisi arasında cereyan eden muharebede mayın gemisi batmış ve filotilladan bir muhrip de yaralanmıştı.

Baskın Hareketini İzleyen Politik Olaylar. Osmanlı Devletinin geleceğini Almanya yanında savaşa girmekte gördükleri için Enver, Cemal ve Talât Paşalar baskın olayından pek memnun kalmışlardı. Talât Paşa, savaş sonunda yapılan olağanüstü parti kongresinde söylediklerine nazaran, hükümet üyeleri de bu hareketten memnun kalmışlardı. Hattâ parlamentolar bile savaşa girmek kararını büyük çoğunlukla verecekti. Lâkin Başbakan Sait Halim Paşa kesinlikle savaş aleyhinde bulunmuş ve donanmanın yaptığı baskın hareketine rağmen Osmanlı Devletini savaşa sokmamak için bütün çabasını kullanmıştı. Derhal iki harekette bulunacaktı : Petersburg'daki Osmanlı maslahatgüzarı Fahrettin Beye aşağıdaki talimatı yollamıştı : "Bir Rus Donanmasının düşmanca hareketine binaen iki memleket arasındaki dostça ilişkilerin bozulmuş olmasından ötürü duyduğum büyük üzüntüyü Rus Dışişleri Bakanına bildirmenizi rica ederim. Babıâlinin soruna gereği şekilde bir hal çaresi bulmaktan geri durmayacağı ye bu gibi hallerin tekrarına mani olacak özel tedbirler alacağını Rusya İmparatorluğu hükümetine bildiriniz. Donanmanın Karadenize çıkmasına müsaade etmemeye karar verdiğimizi, bilmukabele Rus Donanmasının da bizim kıyılarımızda dolaşmı yacağım umduğumuzu şimdiden bildirebiliriz. Her iki memleketin çıkarları namına Rus imparatorluğunun da soruna bizim gibi barış fikrinin eserlerini göstereceğinden ümidim kuvvetlidir." Sait Halim Paşa, bundan başka Istanbuldaki Çarlık Rusyası, ingiltere ve Fransa Büyükelçilerini toplayarak onlara bir cins tarziye verecek ve devletin savaşa girmek istemediğini söyliyecekti. Bunun üzerine üç Büyükelçi aralarında toplanmışlar ve fikir teatisi yapmışlardı. İngiltere Büyükelçisi baskın haberini memnunlukla karşılıyordu. Fransız Büyükelçisi ya Osmanlı Devletine savaş açmalı ya da Alman askerlerinin Osmanlı topraklarından çıkarılmasını istemelidir diyordu. Rus Büyükelçisi, esasen, Osmanlı Devletini ittifakına alması için kendi Dışişleri Bakanına çok İsrar etmişti. Durum karşısında bu kanısını değiştirmiyor; arkadaşlarına "Alman askerlerini yurdlarından çıkarmak Osmanlıların elinde değildir; fakat Osmanlı Başbakanı savaş açmak istemiyor" diyordu. Osmanlı Devletine savaş açmaya en istekli kişi Rus Dışişleri Bakanı Sazanofftu. Fransız ve İngiliz Büyükelçilerine, Osmanlı Başbakanının fikirlerini naklettikten sonra aşağıdaki sözleri söyledi ve Osmanlı maslahatgüzarına pasaportlarını verdi, İstanbul'daki Büyükelçiler de pasaportlarını aldılar. Böylece Osmanlı Devleti kendisini savaşın içinde buldu. Artık Hükümdar, Başkomutan vekili ve Bahriye Nazırlarına Silâhlı Kuvvetlere aşağıdaki emirleri yazmak düşmekte idi :

Hükümdar iradesi

Orduma, Donanmama.

Büyük devletler arasında savaş açılması üzerine, daima haksız saldırılara uğrayan, devlet ve memleketimizin hak ve varlığını fırsatçı düşmanlara karşı gereğinde savunabilmek üzere sizleri silâh altına çağırmış idim. Bu suretle silâhlı bir tarafsız devlet halinde yaşamakta iken Karadeniz Boğazına mayın dökmek üzere yola çıkan Rus donanması, talim ile meşgul olan donanmamızın bir kısmı üzerine ansızın ateş açtı. Uluslararası hukuk kurallarına aykırı olan bu haksız saldırının Rusya tarafından düzeltilmesi beklenirken gerek bu devlet, gerekse müttefikleri İngiltere ve Fransa Devletleri Büyükelçisini geri çağırmak suretiyle devletimizle olan siyasî ilişkilerini kestiler. Sonra da Rus askeri Doğu sınırımıza saldırdı. Fransız ve İngiliz donanmaları birleşik olarak Çanakkale B ğazına, İngiliz gemileri Akabe'ye top attılar. Böylece birbirlerini izleyen düşmanca hareketler üzerine, ötedenberi istemekte olduğumuz barış halini terkederek, Almanya ve Avusturya-Macaristan devletlerine müttefik olduk ve çıkarlarımızı onlarla birlikte korumaya zorunluk duyduk. Rusya Devleti, üç yüz yıldan beri devletimizi pek çok zararlara uğratmış, gelişmemizi sağlayacak hareketlerimizi savaş ve bin türlü hile ve desise ile her defasında mahvetmeye çalışmıştır. Rusya, İngiltere ve Fransa Devletleri zalim bir idare altında inlettikleri milyonlarca müslüman, kalben bağlı oldukları büyük Hilafetimize karşı, hiç bir vakit, fena fikir beslemekten geri kalmamışlardır. Bu sefer açtığımız büyük cihad ile bir taraftan Halifelik şanına, bir taraftan da saltanat hukukuna karşı yapılan saldırılara, Allahın izniyle, ebedî olarak son verdireceğiz. Allahın izni ve Peygamberin yardımı ile donanmamızın Karadenizde ve cesur askerlerimizin Çanakkale ve Akabe ile Kafkas sınırlarında düşmanlara vurdukları ilk darbeler hak yolundaki savaşımızın zaferle taçlanacağı hakkındaki kanılarımızı yenilemiştir. Bugün düşmanlarımızın memleket ve ordularının, müttefiklerimizin büyük darbeleri altında, ezilmekte bulunması bu kanılarımızı yenilemektedir. Kahraman askerlerim; din ve aziz vatanımımıza bağlı olarak düşmanlarımıza açtığımız bu savaşa karşı fedakârlıkta bulunmaktan bir an kendinizi ayırmayınız. Zira hem devletimizin hem de Cihada davet ettiğimiz üç yüz milyon Müslümann hayat ve bekası sizlerin zafer kazanmanıza bağlı bulunmaktadır. Mescitlerde, camilerde ve Kâbede toplanıp dualarını eksik etmeyen üç yüz milyon Müslümanın kalbi sizinle beraberdir. Asker evlâtlarım; bugün sizlere düşen görev şimdiye kadar dünyada hiç bir orduya nasip olmamıştır. Bu görevi yaparken bir zamanlar dünyayı titretmiş olan Osmanlı Ordusunun torunları olduğunuzu gösteriniz ki düşman bir daha mukaddes topraklarımıza ayak basmaya, Kabe gibi mukaddes din yerlerimize ayak basmaya cüret edemesin. Din, vatan ve askerlik namusunu silâhla korumayı, Padişahı için ölümü hiçe saymayı bir Osmanlı Ordu ve Donanması var olduğunu düşmanlara etkili bir şekil'de gösteriniz. Hak bizde, zulüm de düşmanlarda olduğu için Allah ve Peygamberin daima bize yardımcı olacağını aklınızdan çıkarmayınız. Bu savaştan geçmişin zararlarını telâfi etmiş şanlı ve kuvvetli bir devlet olarak çıkacağımıza eminim. Bugünkü savaşta birlikte hareket ettiğimiz dünyanın en cesur ve kuvvetli iki ordusuyle silâh arkadaşlığı ettiğinizi unutmayınız. Şehitlerimiz, eski şehitlere zafer müidesi götürsün. Sağ kalanlarınızın savaşı mübarek ve kılıcı da keskin olsun. 29 Ekim 1914 Mehmet Reşat.