SEDDÜLBAHİR ÇIKARMALARI
 

 

25 Nisan sabah 4.30 cıvarında müttefik kuvvetleri donanmasından çıkarmaya katılacak askerleri taşıyan gemiler ,çıkarma noktalarının açıklarına yanaşmış ve askerlerine sıcak kahve , çorba ve onları uzun zaman sıcak tutacak ve enerji sağlayacak şekilde kahvaltılarını verdikten sonra çıkarma sandallarına bindirmeye başlamışlardı.Bu sırada Seddülbahir bölgesinde sessizlik hakimdi. Bir gün evvel 9cu tümen komutanı Albay Halil Sami tarafından görev yerleri değiştirilmiş olan 25ci ve 26cı Alaylar yeni yerlerine ancak ısınmışlardı.25ci tümen Sarafim Çiftliği komuta merkezi olarak Kilitbahir platosu cıvarına hakim olmuş. 26.Alay'da Binbaşı Mahmut Sabri komutasında Seddülbahir bölgesine yerleşmişti. Düşman çıkarmasının büyük yükünü sırtlanacak olan 3cü tabur komutanı, 10 cu bölüğünü Ertuğrul koyuna, 12ci Bölüğünüde Teke Koyuna yerleştirmiş kendisi de Harapkaleyi komuta merkezi yapmıştı. Çıkarmayı Türk tarafı Seddülbahir bölgesinde ağırlıklı olarak bu koylardan bekliyordu. Sabah 6 cıvarında Ertuğrul koyunda konumlanmış olan 10cu bölük askerleri, alaca karanlıkta kendilerine doğru yaklaşan Orta tonajda bir gemi ve onun çevresinde 20 adet içi asker dolu sandal gördüler. Hemen alarma geçtiler, kendilerine verilen talimat düşman 300 metre yaklaşmadıkça ateş etmemeleri yönündeydi. Bu talimata harfiyen uydular.

3. Tabur un Seddülbahir bölgesindeki yerleşim planı

Sandallar menzile girer girmez ateş açtılar, bazı sandallar kıyıya eriştiler ancak bazıları bütün mürettebatı ölü olarak sahilde dalgalarla birlikte yalpalamaya başladı. Sahile ulaşabilen 29cu İngiliz tümenin askerleri, ya dikenli tellere takılıyor ya sırt çantalarının ağırlığıyla batıyor yada kurşunu yiyerek ölüyordu. Ortalık mahşer yeri gibiydi. Sahile doğru yaklaşmakta olan gemi Türk askerlerinin şaşkın bakışları arsında hızla yaklaşıp karaya oturmuş ve yan tarafa yerleştirilmiş olan iskelelerinden asker boşaltma çabasına girmişti. 10 cu bölüğün ağır makinalı tüfekleri olmamasına rağmen arka arkaya edilen ateş ,makinalı tüfek efekti yaratmış düşman askerleri birbiri üzerine yığılmaya başlamıştı.Karaya oturmuş olan River Clyde kömür gemisinde 2000 adet er sıkışıp kalmıştı. Çıkmak için tek şansları geceyi beklemekti.

Teke koyundada durum aynıydı. 12ci bölük 29cu İngiliz tümeninin Dublin ve Munster taburlarını karşılamaktaydı. Bu taburlara ek olarak Ertuğrul koyu na çıkamayan bir taburda Teke koyuna yönlendirilmişti. Dikenli teller ve çapraz ateşle karşılanan İngilizler ancak saat 11 cıvrında koyun Kuzey ucunda tutunabildiler. Bu sırada teke koyunun daha Kuzeyinde İkiz koyu ve Y Kumsalına çıkan İngilizler kayda değer bir mukavemetle karşılaşmamışlar ve Karacaoğlan Tepeye doğru harekete geçmişlerdi.Karacaoğlan Tepe 3cü taburun ihtiyat kuvvetleri tarafından savunulmuş ve akşama doğru İngilizlerin eline geçmişti. Ertuğrul ve Teke koyunda bulunan bölüklerimizin emniyeti Aytepe cephesinin elimizde kalmasına bağlıydı. Nitekim Ertuğrul koyunda kanlı çarpışmalar sonucu geride kalan bir avuç askerimiz Yahya Çavuş komutasında 25 Nisan akşamı geri çekilerek Aytepe'ye sığınmayı denemiş ancak buranın da düştüğünü görünce Gözcübaba tepesine mevzilenmiş ve orada gecelemiştir.

Seddülbahir doğusunda S kumsalına da zayiatsız çıkan müttefik kuvvetleri bu kumsalıda aynı akşam ele geçirdiler. Çıkarma günü akşamına kadar Alçı tepeyi almayı planlayan müttefik kuvvetleri bunu başaramamışlar ve sadece kumsal başlarını tutarak yarım adanın güneyinde kendilerine bir alan yaratabilmişlerdi. Mayıs ve Haziran'da Kirte ve Zığındere savaşlarıyla yarım ada içlerine bir miktar daha ilerleyebilen müttefik kuvvetleri hiç bir zaman Alçı tepeyi almayı başaramadılar.